İki deli yüz duvarı olan hastahaneden kaçmaya karar vermişler 99 duvarı aşmışlar.Biri sormuş :
-Yoruldun mu?
Öteki :
-Evet, demiş.
99 duvarı aşıp geri hastahaneye dönmüşler.
İki deli yüz duvarı olan hastahaneden kaçmaya karar vermişler 99 duvarı aşmışlar.Biri sormuş :
-Yoruldun mu?
Öteki :
-Evet, demiş.
99 duvarı aşıp geri hastahaneye dönmüşler.
Sizin Kizdan Ne Haber?
Iki aile varmis ve her iki ailenin de birer kiz çocugu varmis. Birgün misafirlikte
sohbete baslamislar;
Patronu çok sevmis her isi ona veriyormus.
Derken Ankara seyahatleri basladi. Bizimki çanta sekreter gibi patron nereye o oraya.
Sonra Paris seyahatleri filan en sonundabu is böyle olmayack dediler, patronu ev tuttu.
Deli gibi çalisiyor evladim.
-Valla bizimki o….. oldu, ben sizin kadar güzel anlatamiyorum…
Hoca ormana gitmiş.Oturmuş bir dalın üstüne, başlamış kesmeye.Aşağıdan geçen bir yolcu Hoca’ya seslenmiş:- Be adam! İnsan oturduğu dalı keser mi ? Şimdi düşeceksin.Hoca adama aldırmamış; işine devam etmiş.Az sonra dal kırılmış.Hoca, cumburlop düşmüş.Düştüğü yerden perişan seslenmiş:
-Düşeceğimi bildin ne zaman öleceğimi de söyle bari.
Hoca ormana gitmiş.Oturmuş bir dalın üstüne, başlamış kesmeye.Aşağıdan geçen bir yolcu Hoca’ya seslenmiş:- Be adam! İnsan oturduğu dalı keser mi ? Şimdi düşeceksin.Hoca adama aldırmamış; işine devam etmiş.Az sonra dal kırılmış.Hoca, cumburlop düşmüş.Düştüğü yerden perişan seslenmiş:
-Düşeceğimi bildin ne zaman öleceğimi de söyle bari.
Oğlu Temel’e sordu,
-Puba,gençken çok kizla çiktun mi?
-Evet uşağum.
-Peçi hiç hata ettun mi?
-Ananla evlendum..
Akşam yemeği esnasında çocuk babasına sorar, Kaç çeşit kadın göğsü vardır?
Baba şaşkınlık içinde cevap verir, ‘yavrum 3 çeşit göğüs vardır;
Bayan yirmilerde ise aynı kavun gibidir yuvarlak ve sıkı,
Otuz ve kırklardaysa armut gibidir güzel durur fakat biraz sarkıktır,
elliden sonra ise aynı soğan gibidir.’
‘Soğan??’
‘Evet, onlara baktığında, seni ağlatır.’
Askerlerle birlikte,Temel bos bir arazide mayin olup olmadigini kontrol ediyorlardi. Havadan düsman ucaklari gecmeye baslayinca, komutan emir verdi:
-”Hemen herkes donunu indirsin ve yüzüstü yere yatsin.Böylece Ucaklar burayi kabak tarlasi sanip devam eder giderler!”
Bunun üzerine Temel:
-”Komitanim, sirtüstü yatsak, hiyar tarlasi sansalar olmazmi?”
Nam yapmış bir Kalp Cerrahının ölümünün ardından, mesleğine uygun bir cenaze töreni olması düşüncesiyle büyükçe bir kalbin icerisinden çıkıp gelen tabutu gören başka bir doktor kahkaha ile gülmeye başlar, etraftakilerin saşkın bakışı ve yadırgamaları üzerine doktor gülme sebebini açıklar; “Kadınhastalıkları uzmanıyım da!…”
Temel evlenemiş. Kızın babasının evine ziyarete gitmişler.
Gece Fadime sevişmek istememiş.
-Neden kaçaysun, diye sormuş Temel.
-Ha pura pabamın evii, demiş Fadime.
-Purası pabanın evi de, pizim ev çerhane midur?
Baba oğluna nasihat vermektedir:
“Oğlum arabada yaşlı birini ya da bir bayanı görürsen hemen yer vereceksin.”
Çocuk tam evet diyecekken masanın üzerindeki babası ve annesine ait fotoğrafı görür. Orada babası oturuyor, annesi ise ayaktadır. Çocuk merak edip sorar:
Temel’in askerlik yaptığı bölükte bir gün Temel’in arkadaşının babası ölür.
Komutanları der bunu alıştıra alıştıra kim söler.
Birden Temel akılarına gelmiş.Temel’i çağırmışlar. Anlatmışlar durumu.
Temel hemen arkadaşı cemali yanına çağırır.
- Ula Cemal Senin Amcan Varmudur?
Vardur.
Dayin Varmudur?
Vardur.
Teyzen Varmudur?
Vardur.
Annen Varmudur?
Vardur.
Baban Varmudur?
Vardur.
Nah Vardur!