Elmalı Pasta
Posted by admin
Saygıdeğer yorumyap.org ziyaretcisi hadi gelin hep birlikte bir elmalı pasta yapalım, yapalım ama nasıl olacak bu pasta ?
Malzemeler ;
1 Paket petibör bisküvi
5 Elma
1 Su bardağı kıyılmış ceviz içi
3-4 Yemek kaşığı şeker
2 Tatlı kaşığı tarçın
1 Paket krem şanti
1 Su bardağı soğuk süt
Bir miktar hindistan cevizi
Hazırlanışı
Öncelikle elmaları rendeliyoruz , şekerlerimizle bir güzel pişiriyoruz , piştikten sonra tarçını ve cevizleri ekliyoruz , ben elma ve tarçın uyumunu çok seviyorum aslına bakarsanız birbirine çok yakışıyorlar , elmalı harcımızı soğutmaya başlıyoruz..
Bisküvilerimizi yumuşaması için süte batırıp borcamıza bir kat şeklinde diziyoruz ve üzerine yapmış olduğumuz elmalı karışımı döküyoruz. Bu işleme 3-4 defa tekrar ederek en üstünü bisküvi ile kaplıyoruz.
Üzerine krem şantiyi ve sütümüzü çırpıp , bisküvilerin üstüne süreceğiz , hindisyan cevizimizide döküp süslüyoruz..
Afiyet olsun
Örf-Adet-Gelenek-Görenek
Posted by admin
ÖRF
Örfler, ço u zaman toplumun katı beklentileri olarak nitelenen birtakım örnek tutum ve davranışlardır. Örfler, aynı zamanda toplumu, herhangi bir de er sisteminin bünyesini oluşturan temel taşlarını da temsil ederler. Bu de erler sistemi, toplumsal yapının durumuna göre giderek özel bir hukuk sistemine göre ya da o sistemdeki bir yasa maddesine de gerekçe olur.
Örflerin bireyle birey, bireyle aile, bireyle komşular ve akrabalar, bireyle halk ve ulus arasındaki ilişkileri, davranışları, tutum ve tavırları düzenleyen ve belirleyen işlevleri vardır. Toplumun her üyesini sürekli olarak baskı altında tutan örfler, zorlayıcı yaptırıcı ya da yasaklayıcı yaptırımlarıyla bireyin grupla cemaatla ya da toplumla uygunlaşımını sa larlar. Öte yandan cins, yaş, sınıf ve mesleklere göre belirlenmiş çeşitli örfler bunlar arasında ba lantıyı koruma, kollama, pekiştirme ve denetleme işlevleriyle de yüklüdürler.
Örflere karşı çıkma kimi toplumlarda yasaya karşı çıkmayla bir tutulur; hatta zaman zaman yasaların da üstünde tutularak katı ve ba ışlamasız bir tutumla birey cezalandırılır.
ADET
Adetler, tıpkı örfler gibi birçok sosyal içerikli ilişkiyi düzenlemekte, yönetmekte ve denetlemektedirler. Toplumsal yaşamın düzenli gitmesinde, kuralların uygulanmasında adetler etkili olmaktadırlar; örne in karşılama ve u urlamalar; yemek ve sofra düzenleri; geçiş dönemleriyle ilgili kutlama ve kutsamalar; kız isteme, nişanlılık ve evlenme usülleri; cinsler, yaş grupları, meslek mensupları arasındaki ilişkilerin biçimleri; selamlaşma, hatır sorma sırasında uyulması gereken kurallar; bayramlar, mevsimler, önemli günlerle ilgili davranış biçimleri; ‘yas alma’, ‘baş sa lı ı dileme’ gibi durumlarda söylenecek sözler, takınılacak tavırlar ve tutumlar adetlerin alanına girerler.
Adetler çeşitli kökenlerden kaynaklanmış ve biçimlenmişlerdir; bunlar içerisinde geçmiş zamanların yaşama biçimleri, dünya görüşleri, ilginç rastlantı ve olaylar önemli bir yer tutarlar. Bir toplumda, toplumun bütününü ilgilendiren adetler oldu u gibi, çeşitli mesleklerin, mezheplerin, etnik grupların v.b. kendilerine özgü adetleri vardır. Adetlerin pratikteki uygulanışını giderek gelenekleşmesini sa layan bu konuda bilinçli yada bilinçsiz görev üstlenen yaş ve cins gruplarıyla dinsel liderler, dernek yöneticileri, oyun grubu başkanları bulunmaktadır. Kimi adetler oldukça dura an ve sürekliyken, kimisi de zamanla de işebilen niteliktedir. Adetlerden bir bölümü toplumun büyük de işim çalkantısına ayak uydurarak özlerinde ve biçimlerinde sınırlı de işmelere uyarak benliklerini bir dereceye kadar korurken, bir bölümü de tıpkı canlı organizmalar gibi etkinli i ve dirili ini zamanla yitirerek gün gelir ortadan kalkarlar.
GELENEK
Gelenekler geniş anlamıyla bir kuşaktan ötekine geçirilebilen bilgi, tasarım, boş inanç, yaşantı biçimi; daha geniş anlamıyla maddi olmayan kültürdür. Dar anlamda ise, kuşaklar boyunca bir toplumun örne in kutsal yada politik işleri gibi önemli konulardaki görüşlerdir. Gelenekler sözlü ve yazılı olmak üzere iki bölüme ayrılırlar. Tıpkı adetler gibi, ama onlardan daha güçlü olarak toplumsal yaşamın düzenlenmesinde ve denetlenmesinde önemli rol oynarlar. Nitelikleri bakımından genellikle tutucu olan gelenekler aile, hukuk, din ve politika gibi toplumsal kurumlar üzerinde etkilidirler; bilim ve sanat, geleneklerin daha az etkisi altındadırlar. Bireyin ba lı bulundu u grubun yada toplumun geleneklerine karşı çıkması, bu karşı çıkışın derecesine göre bireyin toplulukça afarozundan saldırıya u ramasına, hor görülmesinden alaya alınmasına kadar genişleyen tepki türlerinde biçimlenir. Geleneklerin tıpkı örfler gibi yasalarla belirlenmiş türleri vardır. Yasa, geleneklere ve onlara aykırı davranışlar için verilecek olan cezaları bir ölçüye sokmaya çalışır. Gelenekler, genellikle yasalardan çok daha geniş bir alanı yönetirler.
GÖRENEK
Görene in örfe, adete, gelene e bakarak yaptırım gücü daha zayıftır. Örfteki yapılma zorunlu u, adet ve gelenekdeki yapılmalı özelli i görenekteki yapılabilme özelli ini alır. En yalın tanımıyla bir şeyi görüle geldi i gibi yapma alışkanlı ı olan görenek, öteki sosyal alışkanlık gibi gerekli ve uygun görülenleri kapsar. Ama bunların mutlaka yerine getirilmesini istemez. Öteden beri yapıla gelmekte olan, fakat henüz adet durumunu kazanmamış olan bu davranış biçimlerine grubun, toplumun gelişmesin uygun yenilikler eklenir. Bunlar süreklilik kazandı ı gibi, bir süre sonra ortadan kalkabilirler.
Görenekler, günlük yaşantımızın gerekli gördü ü ilişkilerin düzenlenmesinde, bireyler arasındaki sürtüşmeleri azaltmakta, toplumsal ilişkilerin kolaylaşmasında, belirleyici rol oynarlar. Komşu ziyaretlerinde, hasta yoklamalarında alış-verişte, ortak taşıtlara inip binmede, tanışma ve tanıştırılmalarda nasıl davranılaca ını belirleyerek ilişkilerin düzenli gitmesine yardımcı olurlar.
THE POOR FISHERMAN.
Posted by admin
THE POOR FISHERMAN.
Once there was a man and his wife.
They had no house.
They lived in the fields.
And they slept at the foot of a tree.
THE LOST RING.
Posted by admin
MANY BAD THINGS HAPPEN IN THIS LIFE.
EVERY DAY WE READ IN THE NEWSPAPERS.
SOMETIMES THEY HAPPEN TO US .
THEN WE THINK.
THERE ARE SOME BAD PEOPLE.
THEY ARE DOING BAD THINGS.
THE BLUE BIRD
Posted by admin
OLD EMMA LIVED IN A SMALL TOWN.
IN A SMALL HOUSE .
SHE WAS AN OLD WOMAN .
SHE COULD NOT GO OUT ANY MORE .
SOMETIMES SHE WAS ILL .
Özlem Saati
Posted by admin
gel artık sıkıldım…..
Bazen
Posted by admin
Bazen en ufak detay,en büyük farkı ortaya çıkarır..
KAYIP YÜZÜK
Posted by admin
BU HAYATTA BİRÇOK KÖTÜ ŞEYLER VUKU BULUR.
HERGÜN BİZ GAZETELERDE BİRÇOK ŞEYLER OKURUZ.
BAZAN ONLAR BİZİM BAŞIMIZA GELİR.
ONLAR BİZE VUKU BULUR.
O ZAMAN BİZ DÜŞÜNÜRÜZ.
ETRAFTA HİÇ İYİ İNSANLAR KALMADI.
Ölülerin Günü – Day of the Dead Tür : Korku / Gerilim
Posted by admin
Tür : Korku / Gerilim / Bilim Kurgu
Yönetmen : George A. Romero
Senaryo : George A. Romero
Görüntü Yönetmeni : Michael Gornick
Müzik : John Harrison
Yapım : 1985, ABD , 102 dk.
Oyuncular cori Cardille (Sarah) , Terry Alexander (John) , Joe Pilato (Yüzbaşı Rhodes) , Jarlath Conroy (William McDermott) , Antone DiLeo (Er Miguel Salazar) , Richard Liberty (Dr. Logan) , Howard Sherman (Zombi Bub) , G. Howard Klar (Er Steel) , Ralph Marrero (Er Rickles) , John Amplas (Dr. Ted Fisher) , Don Brockett (Zombilerin lideri) KONUSU taşıyan ölülerin hükmettiği kontrolden çıkmış bir dünyadayız. Küçük bir grup bilimadamı ve asker, Florida’daki bir füze silosuna sığınmış, dünyanın kaderini belirlemeye çalışıyorlar. Bilimadamları bir yandan yakaladıkları zombiler üzerinde korkunç deneyler yaparak bir tedavi aramaya çalışırken, bir yandan da askerlerin tutkularını tatmin edecek arayışlara zorlanıyorlar.
Bir süre sonra, araştırmacıların aralarından bazılarını deneylerde kullandığını farkeden askerlerle araları bozulduğunda, sığınağa sızmaya başlayan zombilerin tehdidi daha da sinir bozucu bir hal alıyor.
Ölülerin Şafağı’nın kaldığı yerden devam eden filmde, yeni bir grup insanın hayatta kalma mücadelesi, önceki iki filmden daha da kanlı bir şekilde anlatılıyor.
TİYATRO Nedir ?
Posted by admin
Bir öyküyü, sahne olarak ayrılmış bir yerde, oyuncuların söz ve hareketleriyle canlandırma sanatı.
Tiyatro sözcüğü Yunanca’da “seyirlik yeri” anlamına gelen theatron’dan türetilmiş, dilimize İtalyanca’daki teatro sözcüğünden geçmiştir. Günümüzde modern bir tiyatro binası başlıca üç bölümden oluşur.
1 – İzleyicilerin oturarak oyunu izlediği oditoryum;
2 – Oyunun sergilendiği sahne;
3 – Sahnenin iki kenarında ve arkasında, çeşitli dekor ve gereçlerin bulunduğu sahne arkası yada kulis.
